İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun liderlik ettiği Likud partisi, oy verme işlemlerinin başlamasından önce Arap şehir ve kasabalarındaki sandık sonuçlarına itiraz etme hazırlıkları yapmaya başladı.
İsrail medyasının, Netanyahu’nun partisindeki yetkililere dayandırdığı haberlere göre, Netanyahu’nun seçimleri kazanamaması durumunda oyların “çalındığı” yönünde iddialarda bulunulacak.
12. Kanal, Likud’un Arap yerleşimlerindeki sandıklara yönelik çeşitli şikayetler ve sahtekarlık iddialarını şimdiden hazırladığını bildirdi.
Likud’un, sandıklara kara çarşaf giyerek gelen kadın seçmenlerin yanı sıra bazı oy verme merkezlerinde kadınlar ve erkekler için ayrı oy kullanma saatlerinin belirlendiği iddialarına itiraz etmeye hazırlandığı ifade edildi. Bu iddiaların henüz kanıtı yok.
PARTİ ÜYELERİ SEÇMENLERLE İLETİŞİME GEÇTİ
Parti, bu kapsamda, nüfusunun çoğunluğunu Arapların oluşturduğu bölgelerdeki sandıkları “izlemek” amacıyla birkaç bin parti üyesini görevlendirdi.
12. Kanal, bu tür konuların Merkez Seçim Komisyonu yönetmelikleri tarafından düzenlendiğini belirtirken, Likud’un buna rağmen sahtekarlık iddiasında bulunmaya hazırlandığını aktardı.
Haaretz gazetesinin haberine göre parti, kaybetmesi durumunda yaygın sahtekarlık iddiaları ortaya atarak seçimin “çalındığını” öne sürme planları üzerinde durdu.
KANIT YOK, İTHAM VAR
Arap yerleşimlerinde meydana geldiği iddia edilen usulsüzlüklerle ilgili Haaretz’e açıklama yapan bir Likud kaynağı, “Diyelim ki bir kadın burka giyerek oy kullanmaya geldi ve birkaç dakika sonra yine burka giymiş başka bir kadın geldi; belki de aynı kişidir? Bunu kontrol edip doğrulamamız gerekecek.” şeklinde konuştu.
Haaretz, parti içindeki aktivistlerin sandık merkezleri dışında seçmenlerden kimlik sorma yetkilerinin olmadığını belirtirken, Likud kaynağının bir kadının kimliğini göstermeyi reddetmesi durumunda ne yapılacağına dair bir bilgi vermediğini ifade etti.
Aynı kaynak, “Arap sektöründe sahtekarlığı önleme konusunda bugüne kadarki en büyük ve kapsamlı çabayı gösterdik.” dedi. Ancak bu sözde ‘sahtekarlık’ iddiaları için hiçbir kanıt sunulmadı.
PLANLARINI ÖNCEDEN HAZIRLAMIŞLAR
Netanyahu’ya yakın bir kaynak Haaretz’e verdiği demeçte, “Kaybetme durumunda ne yapılacağı üzerine çeşitli tartışmalar yapıldı. ‘Seçimler çalındı ve hile yapıldı’ kampanyasına ilişkin net görüşler dile getirildi.” ifadesinde bulundu.
Bu durumun ABD Başkanı Donald Trump’ın 2020 yılında Joe Biden aleyhine ileri sürdüğü hile iddialarına benzer olacağını eklediği belirtildi.
Haberde ayrıca, Netanyahu’nun bu görüşmelere bizzat katılmadığı ancak üst düzey Likud yetkililerinin olası bir yenilgi halinde sonuçlara itiraz etmek istemesi durumuna karşılık olarak seçimin çalındığı iddiasını daha şimdiden hazırladığı kaydedildi; Netanyahu’nun da bu seçeneği değerlendirdiği ifade edildi.
İNSAN HAKLARI KURULUŞLARI ENDİŞELİ
Sivil haklar grupları, sandıklarda resmi görevleri ve oy verme işlemlerini denetleme yetkileri bulunmayan binlerce aktivistin Arap bölgelerine gönderilmesi planına yönelik endişelerini dile getirdi.
Söz konusu kişilerin seçim günü ne yapacakları sorusu gündeme gelirken, polisin uygulamakla yükümlü olduğu sıkı yasaların kimlerin sandıklarda bulunabileceğine dair yasal düzenlemeleri bulunmaktadır.
Merkez Seçim Komitesi Genel Müdürü Dean Livne ise İsrail seçimlerinde yaygın sahtekarlığa dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirterek mevcut önlemlerin yeterli olduğunu vurguladı; gözlemci göndereceğini açıklayan Likud ve Dini Siyonizm partileri Arap sandıklarının nasıl sahtekarlık riski taşıdığını belirtmedi.
Denetleme grubu olan İsrail’de Kaliteli Hükümet Hareketi ise seçim yasası ihlallerini yetkililere bildirmek amacıyla bir seçim güvenliği hattı kuracağını duyurdu.